Ofisimizde iki balığımız var. Fakat adları konusunda tartışmalarımız.

Öğle yemeklerimizi birarada, İtalyan stili yeriz: Bol sohbetli, kahkahalı, şakalı…

Son zamanlarda en çok konuştuğumuz konu, “evcil hayvan sevgisi.” Bazı arkadaşlarımız evcil kedi ve köpeklere hayli düşkün. Bazı arkadaşlarımız ise, evde evcil beslemek fikrine pek sıcak bakmıyor.

İşte bu tartışma ortamında, Hatice arkadaşımızın tamirat görüp, boya badana yaşamış yeni ofisimize sürprizi: BALIKLAR oldu…

Hatice, çoktandır kedileri Zeze ve Zuzu’yu ofise getir(e)miyordu. Malum; havalar… Bu yüzden de ofiste aradığı “hayvan sıcaklığını” bir türlü bulamamaktan yakınıyordu. Nihayet çözümü “balıkta” bulmuş.

Bu iki sevimli yaratığa, Ertan Acar beye bakılırsa, İTİBAR ve ATÖLYE adları konulmuş.

Bu adlandırmaya öyle sevinmiş ki Ertan bey, konuklarına anlatırken, yüzünden gülümseme eksik olmuyor.

Ancak bu “adlandırmanın” bir taktik olduğunu düşünüyoruz. Kabul ettirme ve benimsetme taktiği…

Aslında o balıkların adlarının YİĞİT ile BEGÜM olduğuna dair bir rivayet de dolaşıyor ortalıkta.

Fakat şunu söyleyen de var:

– “O balıkların birinin adı ZAFER, diğerinin adı OKAY.

Bu durum bizim aklımızı karıştırdıysa, sizin aklınızı da karıştırmış olmalı; varın balıkların aklının karışıklığını bir düşünün:-)))

Bizden haberler 4